Siyez Bulguru ve Normal Bulgur Arasındaki Farklar

Siyez Bulguru ve Normal Bulgur Arasındaki Farklar
Bu yazımızda Siyez Bulguru ve Normal Bulgur arasındaki tüm farkları öğrenecek, Siyez Bulgurunun Faydaları hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Siyez Bulguru Nedir?

Buğday tarlalarını mutlaka bir kez görmüşsünüzdür. Peki buğdayın atasının kim olduğunu biliyor musunuz? Bugünkü buğdayın atası Siyez Buğdayı! Siyez buğdayının 12.000 yıllık bir geçmişi var ve genetiği bozulmadan 21. yüzyıla kadar gelebilen tek buğday çeşidi. Vitamin yönünden oldukça zengin olan siyez buğdayı Kastamonu’da yetiştiriliyor. Anadolu'da Hitit Buğdayı, dünyada ise Einkorn adıyla biliniyor. Siyez buğdayının coğrafi işareti bulunmaktadır. Bu buğday türünün birçok özelliği var. Bitkilere musallat olan hastalıklar siyez buğdayına uğrayamıyor, diğer buğday çeşitlerine oranla vitamin açısından daha zengin, glisemik indeksi diğer buğday çeşitlerine göre çok daha düşük ve en önemlisi çok sert bir buğday türü olduğu için ancak bulgura işleniyor.

Normal buğday, endüstrinin nimetlerinden faydalanarak bulgur haline getiriliyor. Buğday temizleniyor, kaynatılıyor, kurutuluyor. Ardından kabuğu soyularak çeşitli değirmenlerde öğütüldükten sonra değişik boylardaki taneciklere ayrılıyor. Böylece normal bulgur elde ediliyor. Su ve buğdaydan oluşuyor. Normal bulgur da besleyici ama yarı hazır bir besin. Kısacası, yapısında endüstrinin izleri bulunuyor. Peki, ya sadece bulgura işlenebilen siyez buğdayından elde edilen bulgur?  

Siyez Bulgurunun Normal Bulgurdan Farkı Ne?

Siyez buğdayına işlenen bulgur, Siyez Bulguru olarak anılıyor. Siyez bulgurunun coğrafi işareti bulunmaktadır. Siyez bulguru işlenmemiş, yapısında endüstrinin izlerinin bulunmadığı çok nadir bulunan doğal gıdalardan bir tanesi. Marketlerde satışa sunulan normal bulgur çeşitli işlemlerden geçtikten sonra yarı hazır bir besin olarak tüketiciye ulaşıyor. Siyez buğdayının bulgur haline getirilmesi tıpkı yetiştirilmesi gibi geleneksel. Siyez bulguru baştan sona geleneksel yöntemlerle elde ediliyor. Tek başaklı ve kavuzlu siyez buğdayı kaynatılıyor, kurutuluyor ve su değirmeninin taşları arasında yarılarak eleniyor ve siyez bulguru elde ediliyor. Normal bulgur gibi kırılmıyor, yarılıyor. Siyez bulguru halk arasında "Kaplıca” ismiyle de anılıyor ancak "Siyez” daha yaygın. Siyez bulgurunun üretimi en çok Kastamonu’da yapıldığından coğrafi işaretli ürünlerde adı Kastamonu siyez bulguru olarak geçiyor. Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı tarafından Türkiye’deki ilk Slow Food Presidia’sı olarak açıklanan siyez bulguru ülkemizi yurt dışındaki festivallerde de temsil ediyor.

Siyez Bulgurunun Faydaları

Günümüzde siyez bulguru yeni bir tahıl çeşidi olarak sunuluyor ancak geçmişi 10.000 yıl öncesine dayanan bir ürün yeni bir besin olabilir mi? Siyez buğdayının geleneksel koşullarda öğütülmesi ve elde edilen bulgurun herhangi bir işlem görmemiş olası ve besinin sayısız faydası tercih edilirlik oranını yükseltiyor. Endüstriyel işlemlerden geçtiği halde normal bulgurun insan sağlığına faydaları fazlaysa doğal ve işlenmemiş bir besin olan siyez bulguru faydaları daha sınırlı olabilir mi? Siyez bulgurunu pilav olarak tüketebildiğiniz gibi kısırlık bulgur olarak üretilen formu ile kısır hazırlayabilir veya sevdiklerinize siyez ince bulgur ile hazırlanmış birbirinden lezzetli yöresel yemekler pişirebilirsiniz.

İşte siyez bulgurunun saymakta zorlandığımız faydaları;

· İçeriğinde yüksek antioksidan değerler yer alır. Bu özelliğiyle hücre yapısını muhafaza eder ve yaşlanma belirtilerini geciktirir.

· Zengin mineral ve vitamin deposudur. Posa ve lif bakımından oldukça zengindir. Bu yönüyle zayıflama diyetlerinin vazgeçilmez yemeğidir.

· Lif bakımından zengin bir besin olduğu için kabızlığın bir numaralı ilacıdır. Bu yönüyle bağırsaklarınızı temizleyen bir besindir. Yüksek lif içeriğine sahip olduğu için siyez bulgurunun kandaki yağları düşürücü özelliği de bulunur.

Liste Devam Ediyor...

Siyez bulgurunun sayısız faydasını bu paragrafta listelemeye devam ediyoruz. İşte diğer faydaları;

· Siyez bulgurunun yapısında kolesterol bulunmaz. Yapısındaki yağ doymamış yağlardır ve toplam yağ oranı düşüktür.

· Glisemik indeks değeri son derece düşüktür. Bu nedenle kan şekerini hızlı ve birdenbire yükseltmez. Şeker hastaları için en uygun besinler arasında yer alır.

· Demir ve folik asit yönünden çok zengin olduğu için hamilelerin ve çocukların sıkça tüketmesi gereken gıdalar arasında yer alır.

· Göz sağlığınızı korumak için siyez bulguru tüketmelisiniz çünkü lutein bakımından son derece zengindir.

· Bebeğini emziren bir anneyseniz sütünüzü artırmak için siyez bulguru tüketebilirsiniz.

· Vejetaryenler sofralarından siyez bulgurunu eksik etmemeli zira siyez bulgurunun karbonhidrat değeri düşük, protein oranı ise yüksektir.

· Zengin B vitamini içeriğiyle hem sindirim hem de sinir sisteminiz için oldukça önemlidir.

· Diğer bulgur çeşitleriyle karşılaştırıldığında siyez bulgurunun üretildikten sonra besin değeri düşmez.

· Bulgura göre daha geç pişme özelliğine sahiptir. Köftelik bulgur olarak üretilen siyez bulgurunu çorbalarda ve dolma içlerinde değerlendirebilirsiniz. Haşlayarak salatalarınızda da değerlendirebilirsiniz.

· Raf ömrü uzun olduğu için bozulmaz ve küf yapmaz.

Siyez Bulgurunun Besin Değeri

Her yiyeceğin besin değeri olduğu gibi siyez bulguru da kendine özgü besin değerine sahiptir. Siyez buğdayından elde edilen bulgurbesin değeri açısından oldukça zengin. Mesela, siyez bulgurunun 100 gramında 25 gram protein bulunuyor. Bu değer ekmeklik buğdaylarda 10-12 grama denk geliyor. Diyet lifi 100 gramda 9.72 gram. Bu değer şu anlama geliyor: siyez bulgurunun glisemik indeksi diğer buğdaylara göre daha düşük. "Şekerimi yükseltecek” diye tereddüt etmeden tüketebilirsiniz. Kan şekerini aniden yükseltmiyor. B vitamini ihtiyacınızı dışarıdan almak yerine siyez bulguru tüketerek karşılayabilirsiniz. B1, B2, B5, B6, B7 ve B12 açısından oldukça zengin olan siyez bulguru, anne adaylarına ve çocuklara yüksek folik asit içeriğiyle destek oluyor. Siyez bulgurunun 100 gramında 26 IU değerinde folik asit bulunmakta. Karbonhidrat değeri çok düşük. 100 gramındaki kolesterol miktarı ise 0.0 mg. Bu değerlerin yanı sıra sağlıklı beslenen ve fit bir vücuda sahip olmaya dikkat eden birçok kişi kalori değerine çok önem verir. Bulgur kalori değeri açısından incelendiğinde ise 100 gramında 340 kcal kalori olduğu görülüyor. 1 su bardağı yani 80 gram siyez bulguru 272 kcal içeriyor. Bu değerler "Sofranızdan siyez bulgurunu eksik etmeyin” anlamına geliyor.

Bulgurun Beslenmedeki Önemi

Diyetisyenler ve hekimler yıllardır beslenmede geleneğin önemine dikkat çekiyorlar. Bulgur, Anadolu’da asırlardır sofraların vazgeçilmez bir öğesidir. Et yemeklerinden sebze yemeklerine kadar birçok yemeğin yanına rahatlıkla eklenebilen bir besindir. Bulgurdan sadece pilav yapılmıyor. İnce yarılmış çeşidi sofralarımızda kısır veya köfte olarak yerini alıyor. Türklerin vazgeçemedikleri çorba olan Ezo Gelin çorbasının içinde de bulgur bulunuyor. Siyez bulguru yapısı gereği diğer bulgurlardan geç piştiği için önceden ıslatılmalı. Buğdayın bütün besin değerlerini bulgur içeriyor. Siyez bulguru diğer bulgurlar gibi üretilme aşamasında besin değerinden hiçbir şey kaybetmiyor. Siyez bulguru üretilirken ıslatılıyor ve kurutuluyor. Bu esnada hafif mayalanma oluştuğu için sindirime katkı da sağlıyor. Bulgur, buğdayın ruşeymini içerdiğinden diğer tahılların aksine tam olarak besleyicidir. Buğday yüksek miktarda protein içeren bir besin. Bulgur üretim aşamasında güneşte kurutulursa besleyiciliği daha yüksek oluyor. Bulgur çocukların beslenmesi açısından daha önemli. Zira çocuklar pirinç pilavını daha çok seviyor fakat pirinç pilavı besin değerleri açısından tek başına yeterli gelmezken siyez bulguru besin değerleri açısından tek başına çocuklar için yeterli geliyor.

Siyez bulguru gibi yüzyıllar öncesinden gelen bir değere sahip olduğumuz için Türk halkı çok şanslı. Bu tarz fırsatları kullanarak toplum olarak geleneksel ve sağlıklı beslenmeye geri dönmemiz gerekiyor. Sofralarımızdan siyez bulguru gibi işlenmemiş besin değeri yüksek tam besleyici özellik gösteren gıdalara geri döndüğümüzde diyabet, sindirimi sistemi rahatsızlıkları gibi hastalıklarla savaşan kişi sayısı gün geçtikçe azalacaktır.

 

 

Yükleniyor...